Denise Capezza

Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0698_sRGB_Revizyon.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0165_sRGB.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0617_sRGB.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0482_sRGB_sRGB_Revizyon.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0524_sRGB.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0438_sRGB_Revizyon.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0286_sRGB_Revizyon.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0363_sRGB_Revizyon.jpg
Sober_Denise_Capezza_2025_03_21_0715_sRGB_Revizyon.jpg

-PHOTOGRAPHY Mert Terliksiz -HAIR STYLIST Doğukan Punar -MAKEUP ARTIST Bedirhan Aydın -PHOTOGRAPHY ASSTS. Gonca Mercan, Enes Çetin -HAIR STYLIST ASST. Rojin Botan -MAKEUP ASST. Helin Özbek

“İstanbul; onu tanıdığımı sandığım her seferinde, bana kendisini aslında tam olarak anlayamayacağımı hatırlatıyor. Cazibesi de, bu gizeminde ve aynı anda hem değişken hem de sabit kalabilmesinde yatıyor.”

Sezonun en sansasyonel işlerinden “Şakir Paşa Ailesi: Mucizeler ve Skandallar”ın Aniesi’si Denise Capezza ile bu sayının özel formatında bir araya geliyoruz. Bizim için çok önemli, çünkü kendisi Türkiye’de gerçek bir turist. “Uçurum”, “İnadına Yaşamak”, “Düşler ve Umutlar” gibi yapımlarda da gördüğümüz Denise, aslında buraya yabancı değil. Ancak 12 yıl sonra dönmesi kesinlikle Şakir Paşa Ailesi’nin mucizelerinden biri. “Evet, Türkiye’de yaşayıp çalıştığım son zamandan bu yana 12 yıldan fazla geçti. Yine de İstanbul’da geçirdiğim o yılların anısı hala hafızamda canlı. Kariyerime tam da burada, 21 yaşında başladım. O zamanlar Napoli’den Roma’ya taşınmıştım ve oyunculuk eğitimime devam ediyordum. Karşıma çıkan ilk deneme çekimlerinden biri, Türk dizisi ‘Uçurum’ içindi. Rolü aldım ve Türkiye serüvenim böyle başlamış oldu. Türkiye’den uzak kaldığım sürede, tamamen kendimi adadığım bir kariyer inşa ettim, İtalya’da. ‘Şakir Paşa Ailesi’nde Aniesi rolü teklif edildiğinde, İtalya’da mesleki olarak çok mutlu bir dönemden geçiyordum. Yine de bu projenin özel bir ilgiyi hak ettiğini hemen hissettim. Senaryoyu ilk okuduğum anı çok net hatırlıyorum. 12 yıldan fazla bir sürenin ardından yeniden Türkçe bir senaryo elime geçti ve bu, hemen içime işledi. Olağan dışı, ilk satırlardan itibaren içine çeken bir hikayeydi. Üç saat boyunca hiç durmadan okudum. Bence bu, özellikle Hande Altaylı’nın kaleminin bir başarısı; gerçek, süssüz, yer yer sert ama aynı zamanda ironik. Yazdıklarında kahramanlar ya da bahaneler yok, yalnızca insan var; hatalı, karmaşık, sürekli değişen. Karakterim beni en çok; vahşi, öngörülemez, neredeyse içgüdüsel doğasıyla etkiledi. ‘İtalya’daki kariyerime ara vermeye değer bir fırsat bu’ dedim.”

Giriş yapın

İçeriklerimizi okumak için giriş yapın

Hesabınız yok mu? Üye Ol