Dijital tükenmişlik: Neden kimse post yapmıyor?
Sürekli akan içerik, bildirimler ve her şeye yetişme duygusunun yarattığı dijital tükenmişlik, sosyal medya ile ilişkimizi hızla dönüştürüyor




- TEXT Binnaz Saktanber
Tükenmişlik sendromu kavramını ilk kez Meryem Uzerli sayesinde öğrendik. Uzerli; 2013’te, henüz sezonun bitmesine üç bölüm kalmışken, “Muhteşem Yüzyıl”daki ikonik Hürrem Sultan rolünü bırakıp Türkiye’den ayrılmış ve sebep olarak tükenmişlik sendromuna yakalanmasını göstermişti. İlk kez 1975’te Dr. Herbert Freuden-berger tarafından adı konan bu sendrom; “motivasyon ve ilgi kaybı, başarısızlık, yıpranma, enerji ve güç kaybı, insanın iç kaynakları üzerinde karşılanamayan istekler sonucunda ortaya çıkan bir tükenme durumu” olarak tanımlanıyor ve çoğunlukla kişi üstündeki yoğun baskı ve beklentilerin sonucunda ortaya çıkıyordu.
Bizler birer Meryem Uzerli değiliz elbette. Ne milyonların izlediği bir dizinin başrolüyüz ne de üzerimizde baş etmesi zor bir medya ve hayran baskısı var. Dış görünümümüz didik didik edilmiyor, “nerede hata yapacak?” diye her adımımız takip edilmiyor ve her an güler yüzlü olup hiç şikayet etmeden kameralar önünde çalışmamız beklenmiyor. Ama bizler de kendi tükenmişlik sendromumuzu yaşıyoruz. Bir farkla; bizimki dijital tükenmişlik. Yani en basit tanımıyla dijital cihazların, sosyal medyanın ve çevrimiçi platformların uzun süreli ve aşırı kullanımından kaynaklanan duygusal, zihinsel ve hatta fiziksel yorgunluk, bıkkınlık ve endişe hissi. Ve bu histen kaçmak için giderek daha az, hatta hiç post yapmamak, paylaşımda bulunmamak ve sosyal medyada sadece bir izleyici olarak var olma işi. Meryem Uzerli “Muhteşem Yüzyıl”dan ayrıldığında Instagram çoktan küresel bir dev haline gelmişti. Bir yıl önce Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alınmış, 100 milyon aktif kullanıcıyı geçmişti. Selfie kavramı hayatlarımıza girmiş, video özelliği ise yeni yeni başlamıştı. Ünlüler aplikasyon üzerinden kitlesel hayran topluluklarıyla etkileşim kuruyordu, evet, ama Instagram halen sıradan insanların gündelik hayatlarını paylaştığı, birbirlerinin paylaşımlarına yorum bıraktığı saf ve masum günlerindeydi. Henüz platform dev bir AVM’ye dönüşmemiş, influencer kültürü bu kadar yaygınlaşmamış ve algoritma bu kadar canavarlaşmamıştı.
Giriş yapın
İçeriklerimizi okumak için giriş yapın