ISSUE NO.5 BURNOUT

image alt

Ve sen, ben algoritmalara karşı

Çevrimiçi kimliklerimizi ilk yarattığımız zamanın üstünden sadece 25 yıl geçmişken, oversharing girdabına kapılmamız boşuna değil. “Ne kadar çok paylaşım yaparsam, o kadar çok görünürüm” düşüncesinin geçirdiği hızlı evrimi takip ediyoruz.

image alt

Geçmişe hükmedilir mi?

Fotoğraf sanatçısı Ci Demi, yaşadıklarını belgeleme dürtüsüyle hareket ederken zamanı fotoğrafla ehlileştirmenin peşinde.

image alt

Yok olma rehberi

Günümüzün en büyük derdi; sosyal medyada utanç konusu haline gelmemek, el aleme rezil olmamak. Zira artık günümüzde dijital dünyadan ayrık durmak ve bir skandala karışmadan pirüpak kalmak büyük bir meziyet. “Dijital ayak izi” silme trendleri ve internetten yok olma taktikleri tam da bu noktada devreye giriyor.

image alt

Sessizlik para eder mi?

Aşırı paylaşım dönemi kapandı ama tüketim yavaşlamadı; sadece daha sessiz, daha kapalı alanlara taşındı. Mahremiyet yeni bir lüks, erişim yeni bir para birimi haline geldi. Kapitalizm, ilk kez tam ölçemediği bir pazarla karşı karşıya. Görünürlük ekonomisinin yerini alan bu yeni düzen; paylaşmanın değil, saklamanın değer kazandığı bir çağın başlangıcı olabilir. Ve aynı zamanda paradokslar çağının da...

image alt

Akışkan aşklar

Çift olmak, artık yalnızca iki kişi arasında paylaşılan özel bir bağ değil; aynı zamanda dijital vitrinde sergilenen bir imaj, bir meta, bir iş birliği. Bunu sosyal medyada paylaşıp paylaşmamak ise günümüz ilişkilerinin temel kararlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

image alt

Mahremiyet ekonomisi

Son 10 yılın sosyal medya kültürü, özel olanı kamusallaştırmaya dayanıyordu. Kahvaltı tabağından aile krizine, terapi seansından aşk hikayesine kadar her şey, paylaşılabilir hale geldi. Üstelik bu kesintisiz ifşa halinden bedenlerimiz ve yatak odamız da nasibini aldı. Hatta bir adım daha öteye gidildi ve bu en özel alan sadece paylaşılmakla kalmadı, ticari bir boyut da kazandı. Özel olanın ekonomisinin en somut ve tartışmalı örneği OnlyFans ise, dijital çağda mahremiyeti teşhir ve ticaretin öznesi haline getirirken bireyin en kişisel alanını ve anlarını piyasa kurallarıyla buluşturdu.

image alt

Görünmezliğin ilgi çekiciliği

Her şeyin ifşa edildiği bir dünyada artık görünür olmak değil, görünmez kalabilmek radikal bir tercih. Genç kuşaklar oversharing’den uzaklaşıyor, anonim hesaplar güç kazanıyor, hukuk ve psikoloji ise bu yeni sessizlik kültürüne odaklanıyor.

image alt

Kaliteli magazin

Bir dönem beyaz maskesi ve inceltilmiş sesiyle anonim şekilde var olan Şokopop, bugün popüler kültürün en merak edilen anlatıcılarından biri. Ekim Acun; anonimliğin özgürleştirici yanlarını, görünürlüğün getirdiği yeni sorumlulukları ve magazin kültürünün dönüşümünü kendi hikayesi üzerinden anlatıyor.

image alt

Ve sen, ben algoritmalara karşı

Çevrimiçi kimliklerimizi ilk yarattığımız zamanın üstünden sadece 25 yıl geçmişken, oversharing girdabına kapılmamız boşuna değil. “Ne kadar çok paylaşım yaparsam, o kadar çok görünürüm” düşüncesinin geçirdiği hızlı evrimi takip ediyoruz.

image alt

OH, THOSE CREATIVE PEOPLE!

Kreatif olmak, gerçekten bir şeyler üretmek ve bu sıfatın içinde geçtiği isimlerin verdiği egosantrik durumlar, aslında birbirini besleyen şeyler. Klasik anlamda bir şeyler yaratmak ve yaratılan şeyin standardizasyonunu belirlemek oldukça öznel bir durum. En azından moda gibi görsele hitap eden bir sektörde böyle. Peki günümüzde kreatif olmak ne demek? Bu işin standardizasyonu artık sosyal medya üzerinden çok kolay sağlanabiliyor. İsimlerin, ajansların, markaların, sanatçıların yerine orada bir işin iyi veya kötü olduğuna karar verebiliyoruz. Üstelik bunu yaparken üzerine konuştuğumuz konuda ne kadar otorite olduğumuzun bir önemi yok. Pek çok marka, ünlü artık sosyal medya etkileşimine göre rüştünü ispat ettiyse kreatif dünyanın anahtarını da neden ona teslim etmeyelim? Sadece modadan değil; sanattan spora, müzikten sosyal medya içeriklerine, organizatörlerden influencer’lara hem otoritelerce hem de sosyal medyada rüştünü ispatlamış kreatif isimlerle birlikteyiz.

image alt

Etkileşim kürasyonu

Bitmek bilmeyen görünürlükten yorgun düşmüş bir kültürde dijital minimalizme, özenle kurgulanmış sessizliğe ve seçici yokluğa yöneliş, hem samimiyet arayışını hem de fark yaratma stratejisini açığa vuruyor.

image alt

Dijital tükenmişlik: Neden kimse post yapmıyor?

Sürekli akan içerik, bildirimler ve her şeye yetişme duygusunun yarattığı dijital tükenmişlik, sosyal medya ile ilişkimizi hızla dönüştürüyor.

image alt

“Görünüyorum, öyleyse varım”

Dijital çağda varoluş; yalnızca düşünmek ya da yaşamakla sınırlı değil, görünür olmak adeta var olmanın yeni koşulu haline geldi. Sosyal medyada bir anı paylaşmadığımızda onu gerçekten yaşamış sayılır mıyız? Beğeniler, yorumlar ve takipçi sayıları modern zamanın görünürlük ölçütlerine dönüşürken, dikkat ekonomisi hepimizi farkında olmadan bu oyunun içine çekiyor. Hayatımızı sarmalayan bu döngülere kapıyı kapatıp, “Hiçbir şeyi takip etmek zorunda değilim” evresine geçişin mutluluğuna ne dersiniz?